ABD'de yaşamını yitiren sosyal medya fenomeni Yağmur'un babası kızını anlattı
'İşte Benim Stilim' isimli televizyon yarışmasıyla ünlenen ve Adanalı olan Yağmur Tektaş, 3 Nisan 2024’te ABD’de fenalaştıktan sonra kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
Taktaş’ın cenazesi, ABD’de yapılan otopsinin ardından Adana’daki Kabasakal Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Yağmur Taktaş’ın ailesi, avukatları aracılığıyla daha önce darbedilen ve dalağını kaybeden kızlarının ölümüne neden olduğunu iddia ettikleri Türk asıllı ABD vatandaşı ressam sevgilisi A.C.F.'den şikayetçi oldu.
2 YIL ÖNCE FETHİ KABİR YAPILDI
Taktaş ailesi, Yağmur'un sevgilisi tarafından uyuşturucuya alıştırıldığı, alıkonularak darbedildiği ve tutulduğu yerde aç bırakıldığı iddiasında bulundu. Bu şüphe üzerine aile, avukatları aracılığıyla cenazenin çıkarılıp, Türkiye'de otopsi yapılması için başvuruda bulundu.
Başvurunun kabul edilmesiyle Taktaş'ın cenazesi, 5 Mayıs 2024'te fethi kabir yapılarak Adana Adli Tıp Kurumu'nun morguna götürüldü. Kısmen bozulduğu saptanan cenazeden alınan örnekler, İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.
Öte yandan ailenin başvurusu sonrası New York'taki Columbia Üniversitesi'nde hazırlanan otopsi raporunda; Taktaş'ın vücudunda farklı türlerde uyuşturuculara rastlandığı belirtildi. Otopsi videosunda da darba bağlı morluklar ile sigara söndürme izlerinin bulunduğu aktarıldı.
Taktaş’ın darbedildiği ve işkence gördüğü kanaatinin oluşması üzerine Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebiyle 5'inci Sulh Ceza Hakimliği tarafından A.C.F. hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
Taktaş ailesinin, Türkiye’de yargılanmasını istediği A.C.F. ise halen aranıyor.
"ACISINA DAYANAMIYORUM"
Yağmur’un babası Orhan Taktaş, kızını rüyalarında gördüğünü belirterek, “Rüyalarımda bana, ‘Baba, o cani hala yakalanmadı mı?’ diyor. Artık bu acıya dayanamıyorum. İrkilerek uyanıyorum. Evlat acısı çok zor bir şey. Yüreğimiz hala kan ağlıyor. Kızımın katilinin bir an önce yakalanmasını istiyorum” diye konuştu.
"BİR EVLADIM VARDI, BİZDEN KOPARDI"
Anne Ayhan Taktaş ise kızının bir tutam saçını hala sakladığını ifade ederek, “Kızım defnedildikten sonra mezarı tekrar açılmak zorunda kalındı. Bir annenin yaşayabileceği en büyük acılardan biri bu.
Tek başımıza kaldık. Bir evladım vardı, onu da bizden kopardı” dedi.
"BİZ YILLARCA BEKLEMEK İSTEMİYORUZ"
Taktaş ailesinin avukatı Fethi Öksüz ise olayın üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen somut bir adım atılmadığını belirterek, “Yağmur’un katil zanlısı, elini kolunu sallayarak ABD’de geziyor. Annesi de onu finanse ediyor. Türkiye’de bir yakalama kararı çıkarılmış olsa da şahısla alakalı etki doğuran bir karar olmadı.
Yağmur bir Türk vatandaşıydı. Ülkenin neresinde, dünyanın hangi ülkesinde olursa olsun bu kişi adalete teslim edilmeli.
Gülistan Doku soruşturması da 6 yıl sonra birtakım neticelere ulaştı. Biz 6 yıl beklemek istemiyoruz. Geç gelen adaletin daha da gecikmesini istemiyoruz” diye konuştu.
"RAPORDA YAĞMUR'UN DARBEDİLDİĞİ ORTADA"
ABD ve Türkiye’deki fethi kabir sonrası hazırlanan 2 otopsi raporunun da incelendiğine dikkat çeken avukat Öksüz, “ABD’den gelen raporun gecikmesinden dolayı Türk hekimler bu rapor üzerinde yeni bir çalışma yapıyor. Dosyada gizlilik kararı var ancak otopsi raporları cinayet iddiasının büyük olasılıkla doğru olduğunu bizlere gösteriyor.
Zaten Yağmur’un mesajlaşmalarında ‘Bu adam beni öldürecek. Pasaport ve çantama el koydu, gitmeme izin vermiyor’ şeklinde ifadeler de var.
Raporda da Yağmur’un darbedildiği, hatta işkenceye varacak şekilde beden bütünlüğüne zarar verildiği ortaya konuldu” dedi.
Şüpheli A.C.F.’nin bir an önce yakalanmasını istediklerini belirten Öksüz, "Bu konuda Türk ve ABD adli makamlarının iş birliği içerisinde bu sorunun çözümüne yoğunlaşmasını talep ediyoruz. Geldiğimiz nokta itibarıyla annenin de babanın da dayanacak gücü kalmadı" ifadesini kullandı.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)