Türkiye’nin enerji haritası: Güneş rüzgar ve nükleer hamlesi
Tüm dünya enerji üretiminde kömür ve doğalgaza bağımlılığını sürdürürken, Türkiye son yıllarda enerji alanında tarihinin en büyük dönüşümlerinden birine imza attı.
Hidroelektrikten güneş ve rüzgara, jeotermalden nükleer enerjiye kadar birçok alanda hayata geçirilen yatırımlarla Türkiye, enerji üretim kapasitesini hızla artırırken yenilenebilir kaynakların payını da rekor seviyelere taşıdı.
GÜNEŞ ENERJİSİ SON DÖNEMDE MERKEZE YERLEŞTİ
Özellikle güneş enerjisi yatırımları son dönemde enerji politikalarının merkezine yerleşti.
Konya Karapınar GES başta olmak üzere Türkiye’nin birçok noktasında devreye alınan büyük ölçekli santrallerle birlikte güneş enerjisi kurulu gücü 26 bin MW seviyesini geçti.
Şanlıurfa, Gaziantep, Kayseri, Ankara ve Konya’da kurulan yeni nesil güneş enerji santralleri sayesinde Türkiye, Avrupa’nın en hızlı büyüyen güneş enerjisi pazarlarından biri hâline geldi.
ÇATI GES BÜYÜK ROL OYNADI
Organize sanayi bölgelerinde yaygınlaşan çatı GES sistemleri ile tarımsal sulamada kullanılan güneş panelleri de üretim kapasitesindeki artışta önemli rol oynadı.
Enerji uzmanları, Türkiye’nin yüksek güneşlenme süresi sayesinde önümüzdeki yıllarda güneş enerjisinin elektrik üretimindeki payının daha da yükseleceğini belirtti.
RÜZGAR KURULU GÜCÜ 15 BİN MW SEVİYESİNİ AŞTI
Türkiye’nin rüzgar enerjisi yatırımları da son 25 yılda büyük ivme kazandı.
İzmir, Çanakkale, Balıkesir, Manisa, Hatay ve Tekirdağ’da devreye alınan RES projeleriyle birlikte rüzgâr enerjisi kurulu gücü 15 bin MW seviyesine ulaştı.
YERLİ EKİPMANLAR ÖN PLANA ÇIKTI
Özellikle Ege ve Marmara bölgelerinde art arda kurulan türbin sahaları, elektrik üretiminde yenilenebilir enerjinin payını artırırken, yerli ekipman üretimine yönelik yatırımlar da enerji sanayisinin gelişimine katkı sundu.
Uzmanlar, deniz üstü rüzgar enerjisi projelerinin devreye alınmasıyla Türkiye’nin bu alanda yeni bir döneme girmesinin beklendiğini ifade ediyor.
JEOTERMALDE BÖLGESEL GÜÇ
Türkiye, jeotermal enerji yatırımlarıyla da dünyanın önde gelen ülkeleri arasına girdi.
Aydın, Denizli, Manisa ve Çanakkale’de kurulan santrallerle birlikte jeotermal enerji kurulu gücü 1.700 MW seviyesini aştı.
Batı Anadolu’daki jeotermal kaynakların elektrik üretiminde değerlendirilmesiyle Türkiye, Avrupa’da jeotermal enerjiyi en fazla kullanan ülkelerden biri hâline geldi.
TURİZM SERA KONUT ISITILMASI ÖN PLANA ÇIKTI
Jeotermal enerji; sera ısıtması, termal turizm ve konut ısıtması gibi alanlarda da yaygın şekilde kullanılmaya başlandı.
HAYAL GERÇEK OLDU
Türkiye’nin enerji alanındaki en stratejik yatırımlarından biri ise Mersin’de yapımı süren Akkuyu Nükleer Güç Santrali oldu.
Türkiye’nin ilk nükleer enerji santrali olan Akkuyu’nun tüm reaktörleri tamamlandığında ülkenin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10’unu tek başına karşılayacağı açıklandı.
Dört reaktörden oluşan projede çalışmalar sürerken, Akkuyu’nun enerji arz güvenliği açısından kritik rol üstlenmesi bekleniyor.
Proje aynı zamanda Türkiye’nin nükleer enerji teknolojisine geçiş sürecinde tarihi bir adım olarak değerlendiriliyor.
ALTYAPI YATIRIMLARI ARTTI
Enerji üretimindeki büyümeye paralel olarak elektrik iletim altyapısında da önemli yatırımlar gerçekleştirildi.
Yeni trafo merkezleri, yüksek gerilim hatları ve enerji iletim projeleriyle birlikte Türkiye’nin elektrik şebekesi büyük ölçüde genişletildi.
125 BİN MW KURULU GÜÇ
Türkiye’nin toplam elektrik kurulu gücü 2026 itibarıyla 125 bin MW seviyesini aşarken, yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam üretimdeki payı da her geçen yıl yükselmeye devam etmekte.
Bu süreçte Yusufeli, Ilısu ve Deriner gibi hidroelektrik projeleri de Türkiye’nin elektrik üretiminde önemli rol oynayan yatırımlar arasında yer aldı.
Ancak son yıllarda enerji yatırımlarının ağırlık merkezi güneş, rüzgar, jeotermal ve nükleer enerji projelerine kaydı.
Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi